1.8.11

rubber and soul

bostancı tren yolunun tam karşısındayım. esiyor. rakı bitmek üzere. ben bira içiyorum. iki tane insan var yanımda. garip bir bağları var. henüz anlayabilmiş değilim. anlamam belki de hiç fakat hiç oradan kalkasım yok. hiç ama. karnım acıkmıyor. nefesim azalmıyor. sıcak değil esiyor. biralarım bitmek bilmiyor. garson yarım olan biramı yere döküyor. sonra yenisini getirmek zorunda kalıyor. biralarım bitmiyorlar. bitmeden doluyorlar. gülüyorlar ve gülüyorlar. anlatıyorum.. hava aydınlanana kadar bir şeyler ve bir şeyler..

biliyordum diyor o gün sen hiç iyi değildin. annem ve babam sana gülmeyi beklerken, sen o huzursuz kederinle masanın kenarında oturup uzun süre bizi izledin diyor. biliyordum diyor. içinin sıkıntısını biliyordum diyor. beni sevmekten vazgeçme diyor bir de. ben de beni bu şekilde anlamaya devam ettiğin sürece sorun yok diyorum. o gece beni üzen tek cümleyi çekip çıkarıyor;

"bu muydu komik diye anlattığınız nazlı?"

2 yorum: