hayatımı şu an durdurmak istiyorum. pause. ağustos sonunda, sabah kalktığınızda ürperirsiniz ya, o günler geldiğinde "play"e bassın biri. çünkü ben bu yazı atlatabilecekmişim gibi hissetmiyorum.
ameliyathane kapısı önünde bir soruyla irkiliyorum, cevaplayamadığım bir kaç sorudan biri. uzun sorulardan biri;
- e napıyo ?
+ bilmem ki, iyidir herhalde.
- o ne demek be!
+ pek konuşmuyoruz. sonunda mutlu işte. sanırım.
- haklısın.
have mercy on my soul ya. valla yeter. düşünseli gelsin şimdi, direk atacaklarımı biliyorum içine, numaralandırdım. tek tek bilincini yaşıyorum hepsinin. üstelik bir ütopya üzerinden. nefes alamayacak kadar ağladığımda bu konu yüz üstünde oluyor çoğu zaman..
neyse amk, çok güzel bi grup keşfettim yazıya mola verdiğim sırada. siktirdi gitti içimdeki sıkıntıda. hadi ba!
23.5.11
i'm patient of this plan
as humble as i can
i'll wait another day
before i turn away
but know this much is true
no matter what i do
offend in every way
i don't know what to say
i'm coming through the door
but they're expecting more
of an interesting man
sometimes i think i can
but how much can i fake
i'll speak until i break
with every word i say
offend in every way
you tell me to relax
and listen to these facts
that everyone's my friend
and will be till the end
but know this much is true
no matter what i do
no matter what i say
offend in every way
YETER ULANNNN!
20.5.11
vuku bulan bir şeyler
-bence biraz dinlenmelisin.
kafamı camın önüne koyaumıyorum. suratım yanıyor. cayır.
annemi üzdüm böylece bana hep tirenler çarpsın.
pour me another gin dasti.
kafamı camın önüne koyaumıyorum. suratım yanıyor. cayır.
annemi üzdüm böylece bana hep tirenler çarpsın.
pour me another gin dasti.
18.5.11
going north is easy,
elimde arkadaşlığa adanan kitaplar dolusu kitaplar var. kül ve siyah dumandan bir nefes gibi. hatırlamaya çalıştığı hiçbir cümlesi olmayan insanlar istiyorum.
günlerim çarpık. püskürüyorum. dünya koyu sülfür. kimi barbarlar atlarına doğru koşuyorlar, kimileri duymadığı cümleleri hatırlamaya çalışıyor. bu dünyada insan dediğin hakkaten ikiye ayrılıyormuş.. ayrık bir şeyler, bir yerler. en doğal olmadığım halimin doğal anlaşılması gibi.
aynı anda aynı şarkıları dinlemekle mi. değil. aynı anda aynı şeyi düşünmekle mi. hayır.
dinlenmek, kendini dinlemeyi çağrıştırdığından çok zor. tüf. küf. haa.ha.
şimdi geçtiğimiz sokakları tek tek sorsan, tek tek hatırlamaya çalışırken unuturum. iyi bir şey çıkmayacak benden. sokak sokak cam kırarım. püskürdüğüm için şanslıyız.
ömür dediğin keskin bir tuz hikayesi. kendi dışında herkes için varoluş. babam ne zaman "sen benim genlerimi biliyor musun" diye lafa başlasa aklıma bu geliyor.
günlerim çarpık. püskürüyorum. dünya koyu sülfür. kimi barbarlar atlarına doğru koşuyorlar, kimileri duymadığı cümleleri hatırlamaya çalışıyor. bu dünyada insan dediğin hakkaten ikiye ayrılıyormuş.. ayrık bir şeyler, bir yerler. en doğal olmadığım halimin doğal anlaşılması gibi.
aynı anda aynı şarkıları dinlemekle mi. değil. aynı anda aynı şeyi düşünmekle mi. hayır.
dinlenmek, kendini dinlemeyi çağrıştırdığından çok zor. tüf. küf. haa.ha.
şimdi geçtiğimiz sokakları tek tek sorsan, tek tek hatırlamaya çalışırken unuturum. iyi bir şey çıkmayacak benden. sokak sokak cam kırarım. püskürdüğüm için şanslıyız.
ömür dediğin keskin bir tuz hikayesi. kendi dışında herkes için varoluş. babam ne zaman "sen benim genlerimi biliyor musun" diye lafa başlasa aklıma bu geliyor.
who will take my dreams awa->y.
suyun elimin üzerinden akmıyor oluşuyla ilgilenirsem. ilgilenirim. haklı olduğumu gördüğümde primat telaşı da bitti. please dont stand too close to me..
neyse ben veremem rüyalarımı kimseye. haberiniz olsun.
kimse de gelip alamaz zaten de. cümlelerim pek patladı.
neyse ben veremem rüyalarımı kimseye. haberiniz olsun.
kimse de gelip alamaz zaten de. cümlelerim pek patladı.
17.5.11
dreams are real as long as they last
çok ilginç şeyler oluyor oluyorlar.. rüyamda çok uzun zamandır görmediğim birini gördüm. baya güzel muhabbet ettik. dün de söyledim zaten, "ben şu rüya işlerine geri döneyim, kendimi iyi hissederim." ve döndüm de. annem sabah beni nasıl uyandıracağını bilemediğinden, "kalk ağaçta kedi kalmış pist pist nazlı nazlı kalk kurtar" dedi. ve ben rüyamda güldüm. meğer gerçekte gülmüyormuşum. ama çok güldüm. uyanamadım sonra tekrar. saçma sapan bir şey.
neyse o rüyamda gördüğüm insan bir şarkı öğretmişti zamanında bana. sonra ben bunu hiç düşünmedim uyandığım ve ofisin girişine geldiğim süre içerisinde. tam asansördeyken. adını ve kimin söylediğini hatırlamadığım şarkı geldi aklıma. nasıl gelir böyle değil mi işte bence en can alıcı nokta orası, hiçbir şey hatırlamadığın bir anın, bir şarkının veya bir sahnenin aklınıza gelmesi. çok garip bir beyin işi bu. bunu soruşturacağım ben. kendimi çok garip hissediyorum. sanki her an uçacakmışım gibiyim. şey gibi; "aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaay felt like I could just fly" o aaaaaay'ı yerim.
ve şarkıyı buldum, sadece avusturalyalı olduğunu biliyordum söyleyenin, ülke müzik piyasasına göz gezdirdikten sonra buldum. ve size söylemeyeceğim. neyse.
bazı anlar. çok eşsizler. it's time to put the earphones on.
neyse o rüyamda gördüğüm insan bir şarkı öğretmişti zamanında bana. sonra ben bunu hiç düşünmedim uyandığım ve ofisin girişine geldiğim süre içerisinde. tam asansördeyken. adını ve kimin söylediğini hatırlamadığım şarkı geldi aklıma. nasıl gelir böyle değil mi işte bence en can alıcı nokta orası, hiçbir şey hatırlamadığın bir anın, bir şarkının veya bir sahnenin aklınıza gelmesi. çok garip bir beyin işi bu. bunu soruşturacağım ben. kendimi çok garip hissediyorum. sanki her an uçacakmışım gibiyim. şey gibi; "aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaay felt like I could just fly" o aaaaaay'ı yerim.
ve şarkıyı buldum, sadece avusturalyalı olduğunu biliyordum söyleyenin, ülke müzik piyasasına göz gezdirdikten sonra buldum. ve size söylemeyeceğim. neyse.
bazı anlar. çok eşsizler. it's time to put the earphones on.
aynı nakarat
aynı aynı.
yıldızlı tepenin altında yaşanılanlar eski bir sanrı şimdi. "simay beni affet var mı?" "ecem azıcık daha rakı içelim lan!" "cana gel şu taşlarda uyuyalım." "candemir denize girsek mi?" "ama bak oskay o mangalla ne kadar çok uğraştın, gel ye azıcık" "gökyüzü çok güzel lan" "kaan mumlarla bir şeyler."
dikkat.
sanrı mı ne.
yıldızlı tepenin altında yaşanılanlar eski bir sanrı şimdi. "simay beni affet var mı?" "ecem azıcık daha rakı içelim lan!" "cana gel şu taşlarda uyuyalım." "candemir denize girsek mi?" "ama bak oskay o mangalla ne kadar çok uğraştın, gel ye azıcık" "gökyüzü çok güzel lan" "kaan mumlarla bir şeyler."
dikkat.
sanrı mı ne.
16.5.11
I wanted you to step into my world
yaz geliyor..
caneriğinin gevşemesiyle, acılarınız da gevşeyecek. ağrını unutturacak hiçbir şey veremem ateş böceğinden başka. ben size bunu okadar açık söylemişken. portakal suyu yok mu? bu mevsimde olmaz.
bu mevsimde ben primat tedirginliği yaşarım. bu mevsimde ben tuzun üzerinde ne kadar çok beklediğimi hatırlarım. "bir daha kapıdan içeri giremezsin." peki. kapı girmek için değildir sadece ama. çıkmak içinidir.
artık uzun yazı yok.
tuzun üzerinde çok durdum.
caneriğinin gevşemesiyle, acılarınız da gevşeyecek. ağrını unutturacak hiçbir şey veremem ateş böceğinden başka. ben size bunu okadar açık söylemişken. portakal suyu yok mu? bu mevsimde olmaz.
bu mevsimde ben primat tedirginliği yaşarım. bu mevsimde ben tuzun üzerinde ne kadar çok beklediğimi hatırlarım. "bir daha kapıdan içeri giremezsin." peki. kapı girmek için değildir sadece ama. çıkmak içinidir.
artık uzun yazı yok.
tuzun üzerinde çok durdum.
15.5.11
all you need
güneşten sırtım yandı. çok enteresan şeyler oluyor. aynı anda aynı şarkıları dinlemek gibi. hava çok gerizekalı. hava soğuyana kadar içtim. hava soğudu. bu sefer hava soğudu diye içtim. zira içim patlayacak. ben ralph gibi olamıyorum tam, köpek dişlerim yok. dredg günü ilan edildi. aynı anda aynı şeyler. well ya! diyecek şimdi. dedi evet. does anybody feel this way.
ben arabadan hiç inmek istemedim. 3 dakika daha geç gelseydik zaten inemeyecektim. ben böyle olmamıştm. kaçarken koşmak veya koşarken kaçmak. bir şeyler bir şeyler.
böyleşeyleroluyoralışmamak lazım.
ben arabadan hiç inmek istemedim. 3 dakika daha geç gelseydik zaten inemeyecektim. ben böyle olmamıştm. kaçarken koşmak veya koşarken kaçmak. bir şeyler bir şeyler.
böyleşeyleroluyoralışmamak lazım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)